Ev temizliği, yemek, tek başına yenidoğan banyosu, 3 yaşında bir kız ve yeni kardeşi olduğu için özel davranılması gereken bir hassasiyetlik, misafir ağırlama, bebek gazı, uykusuzluk, doktor kontrolleri, blog yazma, annenin kişisel bakım ihtiyaçları, işitme engelli annelerimiz için sosyal sorumluluk projesi, çocuk doktorumuzla blog için özel çekimler, diyetisyenimizle blog için video çekim projeleri, katılacağım davetler,  röportaj hazırlıkları. Benim lohusa dönemimin büyük kısmı özetle bu şekilde. Bir müddet sonra da tüm bu sorumlulukların hepsiyle, iki çocukla birlikte üstlenmek ve hepsini tek başına gerçekleştirmek.

Şimdi ne demeliyim? “Aman Allahım, hayat çok zor!” , “Blogumla ilgilenmeyeyim ve işitme engelli annelerimizi de sonra düşünürüm”, “kendime bakmaya fırsatım yok, bir de takıp takıştırmaya mı uğraşayım?”,”Bu çocuk neden ağlıyor, uykusuzluktan geberiyorum!”

Ben bu cümlelerin hiçbirini sarf etmiyorum ve düzenimden de eksilen hiçbir şey yok. Çünkü, insanı yoran iş yükü değil, strestir. Ben, yaptığım her şeyi severek yaptığım için kolay kolay strese maruz kalmıyorum. Dolayısıyla da bu saydıklarımın hepsine şükür ki yetişiyorum. Çok mu kolay yetişiyorum, elbette hayır. Ama yetişebiliyorum 🙂

İki çocuklu hayata girmeden önce, ben de çok korkuyordum; acaba başarabilecek miyim, acaba düzenim değişecek mi, acaba yetişebilecek miyim, acaba annem evine döndüğünde hem eve hem de çocuklara yetecek miyim, acaba acaba acaba… Lohusalığımın ilk dönemlerinde biraz babaanne, biraz anneanne yanımda kalıp bana yardımcı oldular sağolsunlar. Onların da çok faydasını gördüm ilk haftalar ama eninde sonunda evli evine köylü köyüne dönecekti. Ve bu korkarak yanaştığım hayat benim hayatımdı!

Korkmanın, yeni değişen günlük yaşamıma hiçbir faydası olmadığı gibi, beni atalete sürükleyeceği için öncelikle hazırlığa zihnimde başladım. Beni etkileyen; insanların çok zor, ne yapacaksın, nasıl yapacaksın demeleriydi, zor olduğuna içten içe beni inandırmalarıydı ve benim de gözümde büyütmemdi. Halbuki, o iki çocuk bana emanetti ve her şeyden ötesi de, benim canlarımdılar. Onlar benim için engel değildi ve öncelik her zaman onlarındı. Bu gerçekliği farketmem ile üzerimdeki korku, korkunun ardından da stresi savdım düşüncelerimden ve bedenimden. Böylelikle gücümü de hissettim.

Bir Yorum Yaz