Bangkok, Tayland turizminin kalbinin attığı bir başkent. Geçtiğimiz yıllarda hızla yükselen gökdelenleri, birbiri ardına açılan şık lüks otelleri, dünya markalarına ev sahipliği yapan dev AVM’leriyle adeta Asya’da yükselen bir çekim merkezi haline geldi. Neredeyse tüm Uzak Doğu turlarının da ana uğrak yeri. Kamboçya, Laos ve Myanmar’a gidiyorsanız büyük ihtimalle Bangkok’a da uğramanız gerek.

Geleneksel Doğu yaşantısının, Batı modernizmi ile bir potada kaynaştığı Bangkok ile bir bağım olsa ki, Asya’da en çok seyahat ettiğim ve en çok bulunduğum şehir oldu. Tam 7 defa ziyaret ettim ve toplamda 1 aydan fazla zamanım Bangkok’ta geçmiştir herhalde.

1. Grand Palace

Grand Palace (Tayland Kraliyet Sarayı), 150 yılı aşkın bir süre boyunca Tay kraliyet ailesine ev sahipliği yapan, 100’den fazla binadan oluşan kompleks bir yapı. Chao Phraya Nehri’nin kıyısında yer alan ve Tayland’da gücün ve dinin simgesi olarak görülen Grand Palace, günümüzde halen taç giyme törenleri, kraliyet cenazeleri ve düğünlerin gerçekleştirildiği bir yer.

Saray yaksha denilen, oldukça etkileyici devasa heykellerle karşılıyor. Üç girişi bulunan ve tapınağı çevreleyen duvarlarında Ramakian efsanesini betimleyen resimlerin yer aldığı Wat Phra Kaew, rehberli ve sesli turlarla ziyaret edilebiliyor.

Komplekste, baş döndürücü tapınaklar, etkileyici avlular ve göz alıcı bahçeler bulunuyor. Bangkok’un en önemli tapınağı olan Zümrüt Budha Tapınağı (Wat Phra Kaew), Tay sanatının incelikleriyle bezeli muazzam bir mimariye sahip Budizm’in en önemli sembolü olan Zümrüt Budha Heykelini de içerisinde barındırıyor.

Tapınak ziyaretlerinde ayakkabılarınızı mutlaka çıkarın. Gezmek için en az yarım gününüzü ayırmanız gerekiyor. Ziyaret ücreti 500 Baht.

2. Zümrüt Budha Heykeli

Wat Phra Kaew (Zümrüt Budha Tapınağı), sarayın en kutsal ve değerli yeri. Bangkok’un en önemli tapınağı olan Zümrüt Budha Tapınağı, Tay sanatının incelikleriyle bezeli muazzam bir mimariye sahip Budizm’in en önemli sembolü olan Zümrüt Budha Heykelini de içerisinde barındırıyor.

Üç girişi bulunan ve tapınağı çevreleyen duvarlarında Ramakian efsanesini betimleyen resimlerin yer aldığı Wat Phra Kaew, rehberli ve sesli turlarla ziyaret edilebiliyor.

Grand Palace her gün 08.30–16.30 saatleri arası ziyarete açık. Bilet satışı 15.30’a kadar yapılıyor. Saray kompleksini gezmek için en az 3 saat, hatta yarım gün gerekiyor. Hafta sonları çok kalabalık olduğundan, hafta içi ziyaret etmek daha mantıklı.

3. Yatan Budha Tapınağı

Wat Pho (Yatan Budha Tapınağı) veya Thai adıyla Wat Phra Chetuphon, Bangkok’un en eski ve en çok ilgi gören, en büyük Budist tapınağı. Bangkok’un en büyük ve en eski tapınağı Yatan Budha Heykeli, aynı zamanda Tayland’ın ilk üniversitesi olarak da biliniyor.

Tapınak 16. yüzyılın başlarında, Yatan Budha heykeli ise 1781’de yapılarak 1800’lerin ortasında tapınağa yerleştirildi. 46 m uzunluğa ve 15 m yüksekliğe sahip devasa Budha heykeli ise Budha’nın Nirvana’ya ulaşması betimliyor.

Wat Pho, Thai masajı da dahil olmak üzere Thai tıp öğretisini koruma özelliğine sahip bir merkez görevini sürdürüyor. Burada dilerseniz eğitimli kişilere masaj yaptırabilirsiniz ya da masaj kurslarına katılabilirsiniz.

Tıp ve tarih konusu dışında, geleneksel Thai masajı ve meditasyon konusunda eğitim merkezi olan Wat Pho, her gün 08.30-17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Tapınağın giriş ücreti 100 Baht.

Bir Yorum Yaz